Kids
Genel Bakış
Bu ilan için açıklama bulunmuyor.
Konum
Aydınlıkevler, 6784. Sk. no:43, 35350 Çiğli/İzmir, Türkiye, İzmir, Türkiye
Yorumlar
8 yorum
8 yorumdan 8 tanesi gösteriliyor
Bengi Su
Buraya yazmaya mükellef hissettim kendimi zira ateş düştüğü yeri yakar veya bana dokunmayan yılan bin yasasin kafalarini birakip cocuklarimiz icin olumlu veya olumsuz tum bilgileri paylasmak annelerin sorumlulugudur.Kurum bazı yorumları örtbas etmek icin olumlu yorumlarla doldurmuş sayfayi, o yüzden çocuklarımızi emanet edecegimiz yerleri iyi arastirmak gerekir. Arkadaşlarımın cocukları bu kurumda kotu seyler yasayinca hali hazirda yorumlara bakmak istedim ve bir velimizin instg.paylasimlarindan ogretmenlerin ders saatleri içerisinde sampanya patlatip içtikleri goruntuleri gordum, kimsenin alkol alması veya ozel hayati bizi ırgalamaz fakat inanamadim, cocuklari sinifta birakip meb.e bagli bir egitim kurumunda nasil bu kadar lakayit davranislar sergilenir?bunun devlet okulunda yasandigi bir örneğini geçtiğimiz senelerde gördük ve ogretmenin meslekten atildigini biliyoruz.bu nasıl bir sorumsuzluk, keske sadece bununla kalsa... Çocuklar birbirini yaralıyor, sert davranislarda bulunuyor, evet cocuktur yapar bazen diyoruz ama iyiye yönlendirmek,uyarmak, iliski kurdurup empati yaratmak da bir ögretmenin gorevi.Fakat kurumdaki ögretmenler" biz onları kendi davranis sorumluluğuna biraktik, kendileri yönetsin bazen" diye garip bir anlayisla ezilenin cani çıksın mantığıyla bas basa birakmistir, Ben de edebiyat öğretmeniyim pedagojik formasyon egitimi aldim boyle bir sey gormedim!Günlük becerileri yönetme konusunu cocuga birakmakla mi karistirdiniz olayi bu nasıl bir kafa?yanlışı dogruya evirmeye çabalicaz ki cocuk ögrensin, arkadaşımın cocugunun yüzünde falcata izi gibi tirnaklanma yarasi hala gecmedi!nasil ciddiye almazsiniz olayi?!Çocuk kafayi carpar, düşer, anneye söylenmez; Çocuklar "aramızda sır" diye tembihlenip eve gönderilir!!"cocuga bir davranisi yaptirmak adina "bak artik seni sevmem, senin ogretmenin olmam, annen baban seni almaya gelmez" gibi travmatik cumlelerle cocuklar korkutulur. Yine altina kaçıran bir cocuk nedeni sorulunca, tuvalete göturulmedigini, başka arkadaslarının da gelince gidersin diye önemsenmedigini öğreniyoruz,kan dondurucu!!ya biz pamuklara sardigimiz, aman travma olmasin diye hayatimizdan ödün verip onlar icin yasadigimiz canlarimiza nasil böyle çirkince davranabiliyorsunuz!!Kuruma gittiginizde güleryüz, anlayış, nasil kibarlık velev ki içerde dönen olaylara bakin ki bu sadece görünen kısım.Bir de velileri anlamıyorum, cocuklardan bazilari bu tarz sözssel şiddete maruz kaliyor " ama benim cocugumun basina gelmedi" diye susuyorlar.Akil tutulmasi yasiyorum, diyelim hic yasamadi fakat tanık oluyor, bu kötü ortamin içinde ve bu kişiler cocugunun öğretmeni hic mi rahatsiz olmuyorsun?!"ben hep 50 tl.lik benzin alıyorum"diyenler gibi hic mi etkilemicek saniyorsun herhangi bir kriz seni?!çok üzücü, lutfen iyice arastirin, sorular sorun, cocugunuzla konuşun, herkesin basina her sey gelebilir fakat bizler ögrenmek bilmek ve takip etmek zorundayiz cocuklarimizi, saygilar, sevgiler.
Ufuk FIRTINA
Büyük umutlarla gelip hayal kırıklıkları ile ayrılmak zorunda kaldığımız okuldur. Oğlumuzun ilk okul deneyimi için tercih ettiğimiz okuldu burası. Kayıt için görüşmeye gittiğimizde çift yabancı dil imkanı, sınıfların az mevcudu, finlandiya eğitim modeli adı altında uygulandığı söylenen sistem, aylık gelişim raporları vs vs vs. Bunları duyduğumuzda ciddi şekilde etkilenmiştik. Okula başlangıcımız bizim açımızdan güzel başlamadı. Oğlumuz ilk 2 ay okula hep ayak direterek ağlayarak girdi. İlk kez farklı bir ortama girdiği için normaldir dedik zaten bize de tamda böyle söylendi. Bu süreçte evde gece ağlama krizleri, sinir patlamaları, hiç görmediğimiz davranışlar... Normal dediler olur dediler. geçecek dediler... ''Geçmedi'' Hep sorunu kendimizde aradık&aratıldık. Hep kendimizi yıprattık. Ta ki bir gün oğlumuz evde okulda yaşadığı bir olayı anlatana dek. Konduramadık yada inanmak istemedik ama o kurt düşmüştü bir kere. Bu olayla okula gittiğimizde çocuk bu hayal dünyası geniş öyle anlatır denildi. Derste gördüğü birşeyi size değiştirerek anlatmış denildi. Bizde gerçekten hayatımızın en büyük hatalarından birini yaptık. ''Güvendik ve devam ettik'' İlerleyen aylarda oğlumuz için açıldığı söylenen geri bildirimler aldık ama bizim gördüğümüz ise sadede öfke ve suskunluktu. ikinci sene işler daha da kötüleşmeye doğru ilerledi. Oğlumuz her hafta bir vukuatla eve döner oldu. Ya arkadaşının vurması, ya arkadaşının ısırması ya arkadaşının saçını çekmesi ve en sonunda çocuğumuzun boynunun incinecek kadar büyük bir vukuat oluşması. Artık bu çocukların öğretmensiz bir ortamda durduklarını düşünmeye başladık. Bu kadar vukuat bu kadar problem başka türlü olamazdı. Tam da o zaman artık inanmak yerine sorgulamaya ve araştırmaya başladık. Oğlumuz okulundaki hiçbir şeyi anlatmıyordu. Okul konusu açılınca susuyordu ve konuşmak yasak diyordu. Okulda yaşananlar sır diyordu. Ben normalde bu yorumları yazmayacaktım ancak dönem içinde acil kodu ile okul değiştirmek zorunda bırakılmak bir yana yeni okulunda çocuğumun yaşadığı değişimi görmek benim bu paylaşımı yapmamdaki en büyük etken oldu. Bu benim için vicdani bir yükümlülüktür. Memnun olup yorumlarını dizeleyen veliler kadar biz sorun yaşayan velilerin de geri bildirimleri olmalı diye düşünüyorum ve Takdiri okuyanlara bırakıyorum. Selamlar Saygılar.
ankara 571
Aynı sinifta çocuğu olan bir anne olarak kendi deneyimimi paylaşmak istiyorum. Süreci yakından yaşamış biri olarak, yaşananların bu şekilde tek tarafl anlatılmasını doğru bulmadim. Elbette her veli yorum yapabilir; ancak her durumu yalnizca okul üzerinden okumak, sürecin tamamInı yansıtmıyor. Bizim yaşadığımız süreçte, bahsedilen çocuğun davranışları bir dönem sInıftaki çocukları zorladi. Vurma ve itme gibi durumlar oldu ve benim çocuğum da bundan etkilendi; bu nedenle okula gitmek istemediği günler yaşadik. Bu süreci yaşayan tek çocuk bizimki değildi. Okul bu dönemde sakinliğini koruyarak, kimseyi suçlamadan ve çözüm odaklı bir şekilde süreci yönetmeye çalışştı. Bir anne olarak şunu da samimiyetle söylemek isterim: Bahsedilen çocuk bu okulda ikinci yilindaydı. Eğer gerçekten anlatıldığı gibi ciddi bir memnuniyetsizlik ya da güvensizlik olsaydi, bir ailenin çocuğunun kaydını ikinci kez yenilemesi bana çok mümkün gelmiyor. Ben kendi adima en ufak bir süphe duysam, gerekçe üretmeden o okulda bir gün bile kalmazdım.Bahsedilen çocuk okuldan ayrildiktan sonra ise benim çocuğum okula daha huzurlu ve mutlu gitmeye başladı. Bu nedenle, yaşananların tek bir bakış açısından anlatılmasını doğru bulmadım ve sadece kendi yaşadığımi, bir anne olarak, içimden geldiği gibi paylaşmak istedim.
Mert Yavaş
Oğlumuzu üç yaşında başlattığımız bu kurumdan, dört yaşına geldiğinde alma kararı aldık. Geriye dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebilirim: Eğer diğer velilerle temasınız yoksa, çocuğunuzu gerçekten takip etmiyorsanız ve anlattıklarına kulak vermiyorsanız, farkında olmadan ciddi bir manipülasyon sürecinin içine çekilebiliyorsunuz. Sorun hiçbir zaman sistemde değil; ya sizde ya da çocuğunuzda varmış gibi hissettirilerek ilerleniyor. Geçen yıl öğretmeninin oğlumuzu kolundan tutarak, rahat edeceği sınırı aşan bir müdahalesi sonrası okul yönetimiyle çok ciddi bir görüşme yaptık. Bu süreçte bize sık sık, çocukların her anlattığının doğru olmayabileceği, hayal dünyalarının çok geniş olduğu ve özellikle okul ile ilgili gerçek dışı anlatımlar yapabilecekleri söylendi. O an yaptığımız en büyük hata, ortak çözüm umuduyla oğlumuzu okuldan almamak oldu. Arkadaşlarından ayırmak istemedik. Ancak bu iyi niyetin karşılığı olmadı. Zamanla oğlumuzla ilgili olumsuz etiketler arttı. Bunu sadece biz değil, oğlumuz da fark etti. “Ben yaramaz mıyım?” gibi cümleleri ondan duymaya başladık. Uzman desteği almaya başladığımızda, yaşananların “çocuklar düşe kalka büyür” yaklaşımıyla açıklanamayacağını net şekilde gördük. Açıkçası okul ortamında çocukların yeterince denetlenmediğini, adeta “saldım çayıra” anlayışıyla bırakıldığını gözlemledik. Okuldan ayrıldığımız andan itibaren oğlumuzun eve morluklarla gelmemesi de bunu bizim için netleştirdi. Okulda çocukların birbirlerine vurmalarının, ısırmalarının ve zarar vermelerinin bilinçli olarak engellenmediği açıkça ifade ediliyordu. “Bırakalım, böyle öğrenecekler, sınırlarını böyle çizecekler” deniliyordu. Oysa biz ayrıldığımız gün, “sorunlu çocuk gitti” gibi yaklaşımlarla karşılaştık ve benzer telkinlerin diğer velilere de yapıldığını duyduk. Herhangi bir toplantıya gittiğinizde mutlaka okulda başak sorunlu çocuk olduğunu da duyabilirsiniz. Bunu isim vererek ifade etmekten hiç çekinmiyorlar. Aslında o zaman şunu sormalıydık benim çocuğum başkasına nasıl anlatılıyor ? Süreç ilerledikçe mesele sadece çocuğa da kalmıyor. Bir noktadan sonra ebeveynliğiniz, tutumlarınız ve hatta evliliğinize kadar uzanan hadsiz yorumlar yapıldığını görüyorsunuz. Yaşananların sizden kaynaklandığı hissettiriliyor. Okulla ilgili anlatmanın “yasak” ve “sır” olduğu söylemi zamanla oğlumuzun davranışlarına da yansıdı. Bir süre sonra okulda yaşadığı güzel şeyleri bile anlatmamaya başladı. Sık sık “Aa, ben bunu anlatmayacaktım” dediğini duyduk. kesinlikle okulunda öğretmeninde bahsetmiyor. Oyun terapisi sürecinde bu kısımdan bahsetmeyi özellikle reddediyordu. Oyun terapisi süreci bizim için çok belirleyici oldu. Okul devam ederken bir noktada iki hafta boyunca terapiye gitmeyi tamamen reddetti. Okulla ilişiğimiz kesildikten sonra ise yeniden güle oynaya gitmeye başladı. Bugün size samimiyetle şunu söyleyebilirim: Oğlumuz okuldan ayrıldıktan sonra ciddi anlamda sakinledi ve normale dönmeye başladı. Sürecimiz hâlâ devam ediyor ama çocuğumuzdaki değişimi çok net görüyoruz. Bugün onu izlediğimizde, yaşadığı yükün ne kadar ağır olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu süreçte maddi ve manevi olarak çok yorulduk. Bu yorumu kimseye zarar vermek için değil, başka aileler aynı şeyleri yaşamasın diye yazıyorum. Karar vermeden önce mutlaka çocuğunuzu dikkatle gözlemleyin ve anlattıklarına kulak verin. Ayrıca her olumsuz geri bildirimin ardından eş-dost-tanıdık ilişkileri güçlü olan velilerden hızlıca olumlu yorumlar yaptırıldığını da gözlemledik. Google yorumlarına bakıldığında, bu yorumların çok dar tarih aralıklarında yoğunlaştığı açıkça görülüyor. Zor duruma düşüldüğünde ise yorumlara kapatmak için okulun Google Maps kaydının kalıcı olarak kapatıldığına dair ekran görüntüleri elimizde mevcut. bu yaşananlar dile getirildiğinde, bunun bir “karalama kampanyası” olduğu söylenecek, hukuki süreç başlatılacağı ima edilecektir. Ancak bugüne kadar somut bir adım atılmadığını da tecrübeyle biliyoruz. Biz her aşamada belgelerimizle hazırız; istenilen her resmi kuruma başvurabiliriz. Açıklayamayacağımız hiçbir şey yok.
Mert Yavas
İşte tam olarak beklediğim yorum geldi. :) Sorun hep çocuktadır , ailededir. Bu çocuk gidince rahatlamıştır diğer çocuklar rahatlamıştır vs vs. Kim olduğu bilinmeyen anonim hesaplardan gelen yorumlar bunlar bu dönemde sıklaşacaktır. Ulaşmak isteyen herkese istenilen bilgileri rahatlıkla paylaşabilirim hiç bir problem görmüyorum. Keşke bu kadar problem yaşamış olduğunuzu bilseydik telefon numaralarımız ortak gruplarda mevcuttu. Okul önüne geçmeyi becermediyse biz veliler olarak hallerdik biz her zaman ortak paydaşta durmayı tercih ettik. "Aynı sinifta çocuğu olan bir anne olarak kendi deneyimimi paylaşmak istiyorum. Süreci yakından yaşamış biri olarak, yaşananların bu şekilde tek tarafl anlatılmasını doğru bulmadim. Elbette her veli yorum yapabilir; ancak her durumu yalnizca okul üzerinden okumak, sürecin tamamInı yansıtmıyor. Bizim yaşadığımız süreçte, bahsedilen çocuğun davranışları bir dönem sInıftaki çocukları zorladi. Vurma ve itme gibi durumlar oldu ve benim çocuğum da bundan etkilendi; bu nedenle okula gitmek istemediği günler yaşadik. Bu süreci yaşayan tek çocuk bizimki değildi. Okul bu dönemde sakinliğini koruyarak, kimseyi suçlamadan ve çözüm odaklı bir şekilde süreci yönetmeye çalışştı. Bir anne olarak şunu da samimiyetle söylemek isterim: Bahsedilen çocuk bu okulda ikinci yilindaydı. Eğer gerçekten anlatıldığı gibi ciddi bir memnuniyetsizlik ya da güvensizlik olsaydi, bir ailenin çocuğunun kaydını ikinci kez yenilemesi bana çok mümkün gelmiyor. Ben kendi adima en ufak bir süphe duysam, gerekçe üretmeden o okulda bir gün bile kalmazdım.Bahsedilen çocuk okuldan ayrildiktan sonra ise benim çocuğum okula daha huzurlu ve mutlu gitmeye başladı. Bu nedenle, yaşananların tek bir bakış açısından anlatılmasını doğru bulmadım ve sadece kendi yaşadığımi, bir anne olarak, içimden geldiği gibi paylaşmak istedim."
Mehmet Otman
Çocuğunuza değer vermiyorsanız ve geçmişi okul/öğretmen travmaları ile dolu dolu olsun istiyorsanız ilk tercih edeceğiniz anaokulu burası olmalı. Kızımız 0-3 yaş okulundaki arkadaş grubu bu yeri tercih ettiği için kaydettirdik. Kayıt aşamasında bize anlattıkları ne varsa yıl içerisinde hepsinin tam tersini yaptılar. Burada şeker kesinlikle yok dediler. İlk doğumgünü etkinliğine şeker hamurlu pasta getirildi. Kendi yaptıkları etkinlik içerisinde PAMUK ŞEKER verildi. Açıklaması da etkinlik paketi içerisinde varmış oldu. Bir kereden bişey olmaz dediler başka bir dille. Çocuklar okul kapısından kesinlikle dışarıya çıkmayacak biz dışarıdaki sorumluluğu alamayız sırf bu yüzden servis hizmetimiz yok dediler. Her ay okul servisi bile yazmayan nereden geldiği belirsiz servis araçlarıyla gezi yaptılar. Biz imkanımız olduğu için o günler çocuğumuzu okula göndermedik/gönderemedikte çünkü okulda nöbetçi öğretmen kalmıyor. Öğretmenler gerçekten öğretmen mi artık emin olamıyorum çünkü buradan çocuğumuzu ayıralı 6 ay olmasına rağmen travmaları geçmedi. Çocuklara bir daha senin öğretmenin olmam, bırakır giderim, sana bunu kaç kez daha söyleyeceğim gibi zorbalıklar yaptıkları için yeni okulundaki öğretmeninin izin alıp gideceğini duyunca geri dönmeyeceğini düşünüp ağlamaya başlamış. Çocuğumuzu buradan kurtardıktan sonra okul yöneticilerinden derya hanıma bunları anlattığımızda çocuğunuz biraz duygusal açıklaması yapmıştı. Sorun tabiki bizde ve kızımızda bu işletmede olacak değil. Şuana kadar 3 okul deneyimimiz oldu kızımız sadece buradayken beni erken alın, okula gitmek istemiyorum cümlelerini kurdu. Son olarak Finlandiya tipi eğitim veriyoruz derlerse inanmayın oradaki okulu kopyalamışlar hiç bir bağları yok. Tek bildikleri sizden aldıkları parayı gezip tozup ezmek. Mayıs ayı içinde okulu iki hafta yöneticisiz bırakıp yurt dışına tatile bile gittiler. Tabi birde çocukları okul içerisinde balık istifi bir yerlere tıkıp öğretmenler ve yöneticiler eğlenmeyi biliyorlar.
Sena Altan
Derya Hanımla yolumuz ilk çocuğumu anaokuluna başlattığım zaman kesişti.Aradan yıllar geçse de iletişimimiz hiç kopmadı.Okul öncesi döneminde çocuğumu benden iyi tanıyan birinin ilkokul döneminde de elini üzerimizden hiç çekmemesi nasıl güven veren bir duygu ancak yaşayınca anlıyorsunuz. İkinci çocuğum olduğunda da hiç düşünmeden Derya Hanımla yola devam ettik. Happy Children Anaokuluna geldiğinizde sizi içine çeken enerjiyi fark edersiniz. BİR OKULDA ÖĞRETMENLER MUTLUYSA ÇOCUKLARINIZ GÜVENDE DEMEKTİR. Hepimizin en değer verdiği şey çocuklarıdır.Gönderdiğimiz anaokullarında kayıt döneminden sonra çocuklarımız öğretmenine emanettir.Öğretmenin ruh sağlığı çalıştığı okulda mutlu olmasına bağlıdır.Ben burada en çok mutlu insanların olmasını seviyorum. Okulumuzun kurucucu Gökhan Bey ile çocukların arasında oluşmuş sevgi çemberini okula girdiğinizde göreceksiniz. Çocuğumun gelişimi her ay gönderdikleri raporla takip ediliyor.Yemek saatlerinde sınırsız porsiyon yemek var.Bir annenin gün içinde çocuğu hiç aklına gelmiyorsa bunun adı güvendir.Çok yoğun çalışan bir anne olarak gün boyu içim huzurlu .Çok teşekkür ederim Happy Children Ailesi Çok teşekkür ederinim Derya Hanım ve Gökhan Bey. Bu arada böyle şeyleri yazmama çok kızacaklar biliyorum ama destek oldukları tüm öğrenciler adına ben teşekkür ediyorum 🙏
Rabia Özbek
Happy Children Anaokulu’nu tercih ettiğimiz için her gün kendimizi şanslı hissediyoruz. Çocuğumuzun okula güvenle gitmesi, öğretmenlerini ve arkadaşlarını bu kadar sevmesi bizim için en büyük mutluluk. Derya Hanım’ın psikolog olarak yaklaşımı, çocukların duygusal gelişimine verdiği önem ve ailelerle kurduğu açık iletişim gerçekten fark yaratıyor. Gökhan Bey’in çocuklarla kurduğu doğal ve samimi bağ çocukların yaklaşımından belli oluyor. Her veli çocukların onun yanında nasıl güvenle, neşe içinde olduklarını görebilir. Okuldaki öğretmenlerin uzun yıllardır Derya Hanımla çalışıyor olması, aslında buranın sadece bir iş yeri değil, bir aile ortamı olduğunu gösteriyor. Öğretmenlerin yüzündeki huzur, sevgi dolu yaklaşımları ve çocuklara olan ilgileri, kurumun içindeki pozitif atmosferin en büyük kanıtı. Zaman zaman Google yorumlarında asılsız, haksız paylaşımlar görmek çok üzücü. Çünkü biz bu okulun her gününü yakından gören veliler olarak, bu tarz yorumların gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını biliyoruz. İnsanların kendi ruh halleriyle hareket edip, emeğe haksızlık etmesi gerçekten kırıcı. Burada çocuklara sadece eğitim değil, sevgi, güven ve değer duygusu da veriliyor. Happy Children, adının hakkını veren bir kurum. Çocukların mutlu olduğu, öğretmenlerin huzurla çalıştığı, velilerin ise içlerinin rahat ettiği bir okul. Emek veren tüm ekibe gönülden teşekkür ederiz 💛